E-ticaret nedir mi, internetin kullanılmaya başlandığı günlerden bu yana hayatımızda önemli yer tutan konulardan biri. Son zamanlarda daha sık duyduğumuz bu kavram hakkında pek çok insan yeterince bilgiye sahip değildir. Çoğu kişinin gündemini meşgul eden bu konu hakkında bugün pek çok bilgi edineceğiz. Gelin bu kavram, insanlarda ne gibi çağrışımlar uyandırıyor bunlara bakalım.

E-ticaret nedir? E-ticaret nasıl yapılır? E-ticaret yapmak için neler gereklidir? Kimler E-ticaret yapabilir? E-ticaret zor mudur? E-ticarete başlamak için neye ihtiyaç vardır?

Bu yazımızda tüm bunlara cevap bulacağız.

Öncelikle temelden, bu kavramın ne olduğundan yani E-ticaret Nedir ‘den başlayalım.

E-Ticaret Nedir?

E-ticaret, geleneksel alışverişin, ticaretin günümüz teknoloji dünyasına ve bunun şartlarına uygun hale getirilmiş, internet üzerinden yapılan versiyonudur. Temel anlamda farklılıklar mekan değişikliğini baz alır demek mümkündür. E-ticaret sayesinde alışverişler fiziksel dünyadan sanal dünyaya geçmiştir. İnsanların fiziksel olarak satış alanlarına gidip, görüp, seçip, beğenip ardından ödeme yaparak gerçekleştirdiği alışverişlerin yerini günümüzde dijital cihazlar üzerinden yapılanlar almıştır. İnternetin hayatımıza girdiği günden bu yana pek çok şey değişmiştir. Günlük hayatta fiziksel olarak yapmamız gereken bir çok işi sanal dünyada da yapabilir hale geldik. Yalnızca alışveriş değil, insanlarla tanışma, iletişim kurma, bilgi edinme gibi aktiviteleri de basit bir kaç tık ile gerçekleştirebilir olduk. İnternet bu şekilde gün geçtikçe hayatlarımızda daha büyük yer kaplamaya başlarken, ticaret sektörü de bu pastadan büyük bir dilim aldı. Yaklaşık 30 yıllık bir geçmişe sahip olan e-ticaret, 1994 yılında başladı diyebiliriz. Bu girişimin öncüsü, şuan dünyanın en zengin insanlarından biri olarak çoğumuz tarafından tanınan Jeff Bezos oldu. E-ticaret nedir sorusunu cevapladığımıza göre E-ticaret’e nasıl başlanır sorumuza gittikçe yaklaşabiliriz.

e-ticaret nedir

E-ticaret nasıl başladı?

Günümüzde pek çoğumuz için vazgeçilmez olan e-ticaret, yıllar önce kimsenin hayal dahi edemediği bir konumdaydı. Dijitalleşmenin yeni yeni başladığı, insanların telefonlara yeni yeni alıştığı bir dönemde, Amerikalı bir girişimci hayalini gerçekleştirmek için çalışmalara başladı. Bahsettiğimiz kişi, şuanda dünyanın en tanınır isimlerinden olan biri. Amazon’un kurucusu Jeff Bezos. Bezos, bundan yıllar önce, ileri görüşlülüğü sayesinde belki de insanlık tarihinde en çok takdir edilen işlerden birini başardı. Türkiye’de internetin kullanıma açıldığı 1993 yılından yalnızca 1 yıl sonra, Bezos evinin garajında tarihin en değerli şirketlerinden birinin temellerini attı. Günümüzde yaklaşık 470 milyar dolarlık bir değere sahip olan Amazon, bünyesinde 2 milyon kadar satıcı bulundurmaktadır. Yüz milyonlarca kullanıcıya ev sahipliği yapan Amazon için dünyanın en geniş Pazar yeri demek yanlış olmayacaktır. Günümüzde binlerce e-ticaret platformu mevcuttur. Amazon’un ardından rakip olarak pek çok şirket kurulmuştur. Kullanıcılar için çeşitlilik yaratan bu farklı pazaryerleri, aynı zamanda rekabetleri sayesinde kullanıcılar için minimum fiyatları da ortaya çıkarmaktadır. Peki Jeff Bezos ile başlayan ve günümüzde trilyon dolarlık değerlere ulaşan e-ticarete insanların bakış açısı nasıl olmuştur? E-ticaret insanlar için mantıklı mıdır?

Pek çok insan, yıllar boyu sanal alemin gelişmesine karşı bir tutumda bulunmuştur. İnsanlarda her gelişme için, mümkün değil, sanal olarak bu iş yapılamaz demişlerdir. Bunlara en basit örnek olarak iletişim verilebilir. İnsanların tanışmasını ve iletişim kurmasını hedefleyen sanal platformların çıkış dönemlerinde pek çok kişi bu duruma önyargı ile yaklaşmıştır. İnsanlarda hep bir, bu iş yüz yüze olmadan yapılamaz, fiziksel olarak yapılması gerekli içgüdüsü olmuştur. Bu içgüdüden e-ticaret de yıllar boyu payını almıştır. Ancak pek çok kişinin ‘’ben dokunmadığım ürünü satın almam’’ yaklaşımına rağmen e-ticaret popülerleşmiş ve günlük hayatımızda önemli yer tutmuştur. Zamanla insanların bu yaklaşımının yerini güven almıştır. Bu noktada e-ticaret sitelerinin sayılarının artması, sanal platformlardan alışveriş yapan insanların sayısının artması, firmalar tarafından bu alışverişlere bazı hukuki garantiler sağlanması insanların e-ticarete bakış açısının değişmesine yol açmıştır. İnsanlar en başta fiziksel olarak bir takas yapmadıkları için paralarını görmedikleri kişilere teslim etmekten çekiniyorlardı. Ancak bu satış platformlarının kullanıcıyı koruyan politikalar oluşturması bu noktada güven yaratmıştır. Ayrıca kullanıcılar, kullandıkları platformlardaki diğer kullanıcıların yorum ve önerilerini de görme imkanı bulmalarıyla ürünlere ve satıcılara daha fazla güvenmeye başladı. Ayrıca gelişen kargo sistemleri sayesinde uzun bekleme süreçleri de ortadan kalkmış oldu. Kullanıcıları internet alışverişlerine iten bir başka etken ise fiyatlar. İnternet üzerinden satış yapan satıcılar, fiziksel dükkan kullanmadıkları için pek çok masrafın önüne geçmiş oluyorlar. Geleneksel bir kıyafet satıcısı dükkan kirası, personel gideri ve faturalar gibi pek çok gider kalemine sahipken, bunlar e-ticaret satıcıları için geçerli değil. Bu sayede satıcılar maliyetlerini düşürdükleri ürünlerini görece daha uygun fiyatlara satma imkanı buluyorlar. Bu fiyat farkı da kullanıcıları internet alışverişine yönlendiren temel etkenlerden biri oluyor. Kullanıcılar için internet alışverişi yapmak pek çok yönden kulağa mantıklı geliyor. Peki ya satış yapmak? E-ticaret üzerinden ticaret yapmak mantıklı mı?

E-ticaret Nasıl Yapılır?

Günümüzde e-ticaret pek çok insan için yeni bir gelir kapısı olarak görülmektedir. İnsanları bu işi yapmaya çeken pek çok sebep mevcut. Pek çoğu için bu sebeplerin en cazip olanı e-ticaret yapmak için çok fazla zaman harcamak gerekmemesi. Bu işi yapmak isteyenlerin pek çoğu, e-ticareti ek gelir kaynağı olarak görmektedir. Bu görüşün temelinde e-ticaretin kişilerin mevcut mesleklerine ek zaman ayırarak yapılabilecek olması gelmektedir. Herhangi bir pazaryerinde satıcı hesabı açmanın ardından günlük işlemler birkaç saat ayrılarak yapılabilecek seviyededir. Biraz önce de bahsettiğimiz gibi fiziksel bir dükkan işletmeniz gerekmiyor. Bu sebeple tek yapmanız gereken siparişlerin gelmesini beklemek ve bu siparişleri yönlendirmek. Bu işlemi kendi sahip olduğunuz ürünleri satarak yapabileceğiniz gibi, burada bahsettiğimiz DROPSHİPPİNG yöntemi ile de gerçekleştirebilirsiniz. Bu sayede gününüzden yalnızca birkaç saat ayırarak ticaret yapabilir, gelir elde edebilirsiniz. Kulağa oldukça hoş geliyor. Ancak pek çok insan her ne kadar mantıklı ve uygulanabilir bulsa da bir türlü e-ticaret yapmaya başlayamıyor. Peki neden bu kadar zor e-ticarete başlamak?

E-ticarete Nasıl Başlanır?

Aslında bunun sebebini yalnızca e-ticaret çerçevesinde değerlendirmek pek doğru olmaz. İnsanlar günlük hayatlarında pek çok yeni işe girişmekten çekinir. Bu durumun temelinde konfor alanından çıkma korkusu yatmaktadır. Her ne kadar cezbedici olsa da, insanlar günlük hayatlarındaki standartlıktan vazgeçip bir türlü e-ticaret yapmaya başlayamıyorlar. Bu durumun konfor alanından çıkmak haricinde bir diğer temel sebebi ise bilgisizlik. Her ne kadar e-ticaretin temel bilgilerine sahip olsa da pek çok insan bu işe girişmek ve başarmak noktasında başkalarının deneyim ve bilgilerine ihtiyaç duymaktadır. Bu noktada e-ticaret yapıp gelir elde etmek isteyen insanlara danışmanlık hizmeti sunan bazı kişi ve şirketler mevcuttur. Onlardan biri ise MZN DANIŞMANLIK. MZN Danışmanlık ile Arbitraj, FBA, Dropshipping gibi e-ticaret yolları ile dolar kazanabilirsiniz.